Albert Einstein

5/3/2008

 
“eğer bir adam marşla uyum içinde yürüyebiliyorsa, o değersiz bir yaratıktır. kendisine yalnızca bir omurilik yeterli olabileceği halde her nasılsa yanlışlıkla bir beyni olmuştur onun. uygarlığın bu kara lekesi en kısa sürede yok edilmelidir. emirle gelen kahramanlıktan, bilinçli ve bilinçsiz şiddetten, aptalca yurtseverlikten, tüm bunlardan nefret ediyorum.

ben savaşı ve o soğuk silahları öylesine tiksindirici ve aşağılayıcı buluyorum ki böyle iğrenç bir eyleme katılmaktansa kendimi yok ederim daha iyi...benim anlayışıma göre sıradan bir cinayet, savaşta adam öldürmekten daha kötü değildir.” Albert Einstein


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

gövde

3/11/2007

govde( www.negatif.com )

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Miles Davis

24/8/2007

 

Efsanevi Cazcı Miles Davis'in, nefis resimlerine bu sitesinden girip bakabilirsin.

http://www.milesdavis.com/art.asp?np=1

 

“I'm always thinking about creating.

My future starts when I wake up every morning . . .

Every day I find something creative to do with my life.”
- Miles Davis

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Fotoğraf

22/8/2007 -Kategori: Fotograf

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Papalagi - Göğü Delen Adam

4/8/2007 -Kategori: kam

 

Papalagi denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır. Ama sözcüğü sözcüğüne çevrilirse göğü delen adam anlamına gelir.
Samoa’ya ilk misyoner bir yelkenliyle gelmişti.
Yerliler Bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik olarak gördüler, beyaz adamın içinden çıkıp kendilerine geldiği bir delik.

O, göğü delip geçmişti.

 

 


Papalaginin hiç zamanı yok

Papalagi, yuvarlak metali ve ağır kağıdı sever. Katledilmiş meyvelerin suyunu, domuz, sığır gibi korkunç hayvanların etini midesine indirmeyi sever. Ama hepsinden çok sevdiği bir şey vardır ki bunu kavramak mümkün değil: Zaman! Onun uğruna dünyanın patırtısını kopartır, saçma sapan konuşur durur. Güneşin doğuşuyla batışı arasındakinden başka bir zaman olmamasına rağmen yetmez Papalagi’ye yine de.

Zaman Papalagi’yi hep mutsuz eder. Büyük Ruh’a yakınır da yakınır, daha fazlasını vermedi diye. Hem de her yeni günü belli bir plana göre bölüp parçalayarak Büyük Ruh’a ve onun hikmetine etmediği hakareti bırakmaz. Çalı bıçağıyla yumuşak bir Hindistancevizini boydan boya keser gibi böler günü. Her bir bölümün ayrı adı vardır. Saniye, dakika, saat. Saniye dakikadan küçüktür, dakika da saatten.

Hepsi birden bir saat eder. Bir saate varmak için altmış tane dakika, bir sürü de saniye gerekir.

Bir hastalık olduğunu düşünmeme rağmen yine de bir türlü kavrayamadım bu işi. ‘Zaman hiç yetmiyor!’ ‘Zaman dört nala kalkmış kırat gibi koşuyor!’, ‘Biraz daha zamanım olsa!’ Böyle sızlanır durur beyaz adam.
Hep söylüyorum, bunun bir hastalık olması lazım. Çünkü, diyelim ki beyaz adamın içinden bir şey yapmak geçiyor. Yürekten istiyor hem de. Belki güneşlenmek, belki de ırmakta kanoyla dolaşmak istiyor. Ya da canı sevdiği kızı çekiyor. Hemen her seferinde aynı düşünceye kapılıp, bastırır bu isteğini: ‘Keyiflenmeye zamanım yok’

Oysa zaman orada öylece durur. O ise en iyi niyetle bile görmez onu. Zaman alan binlerce şey sıralayıp, yakına yakına işinin başına çöker. Ne zevk, ne de eğlence verir işi ona. Üstelik kendinden başka zorlayan da yoktur onu.



Sanıyorum ki çok sıkı tuttukları için zaman, ıslak elden kayan yılan gibi akıp gidiyor ellerinden. Zamanın kendisine gelmesini beklemez. Kollarını açıp, yakalamak için peşinden koşar. Zamanın huzur içinde güneşin altına serilmesini kıskanır. İster ki hep yakınında olsun, şarkı söylesin, iki laf etsin. Oysa zaman sessiz ve uysaldır, huzur ister, güneşin altında döşeğine uzanıp yatmak ister. Papalagi zamanı tanıyamadı, anlayamadı. Bu yüzden kaba gelenekleriyle hor kullanıyor onu.


Ah sevgili kardeşlerim! Biz zaman için hiç dertlenmedik. Onu olduğu gibi sevdik. Siz hiç peşinden koşmadınız zamanın. Ne dertop etmeye ne sonra parçalamaya çalıştınız. Zaman bize ne az geldi ne de bıkkınlık getirdi. Hepimizin istediği kadar zamanı var, biz de onunla yetiniyoruz.



http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=SOVTIJP4RD7DB50MTPM








Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

Yora

...

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro